Dilan Kortak Davası İzleme Raporu - 6 Mart 2026

Related Case:
Dilan Kortak Davası
Case Start Date:
17 March 2023
Court Name:
İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi
Documents:
Defendants:
Fatih İnan Bayazit, Yusuf Yavuz Alemdar, Osman Yıldız
Victims:
Dilan Kortak

Dilan Kortak Davası İzleme Raporu - 6 Mart 2026

Esma Yaşar, 6 Mart 2026

Mahkeme: İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No:2023/496

İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde 3 Aralık 2015 tarihinde emniyet birimlerine gelen ihbar üzerine Dilan Kortak’ın bulunduğu eve polisler tarafından operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında operasyona katılan polisler tarafından ateşlenen silahtan çıkan kurşunlar ile yaşamını yitiren Dilan Kortak’ın öldürülmesine ilişkin davanın İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği görevsizlik kararı sonrasında İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamanın beşinci duruşması 6 Mart 2026 tarihinde görüldü.

Duruşma Öncesi

Saat 09:50’de duruşma salonunun önünde mahkeme mübaşiri ve 3 güvenlik görevlisi bulunuyordu ve koridor sakindi. Saat 10:00’da Dilan Kortak ailesinin avukatlarından Av. Bülent Aşa duruşma salonunun önüne geldi ve mübaşire diğer avukatın biraz gecikmeli geleceğini söyleyerek biraz beklemelerini sonraki duruşmayı almalarının mümkün olup olmadığını sordu. Mübaşir sonrasında duruşma salonuna geçti. Bu sırada sanık Yusuf Yavuz Alemdar müdafi Av. Tülay Sinan duruşma salonunun önüne geldi ardından Fatih İnan Bayazit müdafi Av. Tolga Yurdakul da duruşma salonunun önüne geldi. Dilan Kortak ailesinin avukatlarından Av. Ömer Çakırgöz’ün gelmesiyle duruşma saat 10:12’de başladı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Dilan Kortak ailesinin avukatlarından Av. Ömer Çakırgöz, Av. Bülent Aşa ve  sanık Yusuf Yavuz Alemdar müdafi Av. Tülay Sinan ve sanık Fatih İnan Bayazıt müdafi Av. Tolga Yurdakul katıldı. Duruşma salonunda hiçbir sanık bulunmuyordu. Duruşma salonunun izleyiciler için ayrılmış kısmında iki güvenlik görevlisi dışında kimse bulunmuyordu.

Duruşmanın Seyri

Duruşmanın başlaması için salona girildiğinde mahkeme heyeti duruşma salonunda bulunuyordu ve heyet değişikliği olduğu görüldü. Mahkeme başkanı, tanık yoklamasıyla başladı ve tanıklar İ.I., Z.T. , M. E.’nin adreslerinde ulaşılamadığını söyledi. Tanık T.K. için Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin talimata cevap vermediğini, tanık B.E. için Van Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’nin cevabında tanığın Osmangazi/Bursa ilinde ikamet etmesi nedeniyle beyanlarının alınmadığını söyledi. 

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/334 Esas 357 Karar  sayılı dosyası, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/163 Esas sayılı dosyası, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2024/263 Esas sayılı dosyası, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin  2016/24 Esas sayılı dosyasının 15/12/2025 tarihinde incelendiği ve dosya inceleme tutanağı tutulduğu ve iddianame örneklerinden ve birleştirme kararlarından birer örnek alınarak dosya içerisine konulduğunu, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün olay yeri inceleme görüntüleri video kayıtları ve fotoğraflarının mahkemeye gönderilmiş olduğunun bildirildiğini, sanık Osman Yıldız hakkında çıkarılan yakalama emrinin infaz edilemediğini, olay meydana geldiği adreste suç tarihi itibariyle kimlerin oturduğuna ilişkin ayrıntılı kimlik bilgisi yapılmasına dair araştırmaya cevap olmadığını söyledi.

Ardından mahkeme başkanı, duruşmanın SEGBİS ile kayda alınacağını söyledi ve SEGBİS kaydına başlandı.

Katılan Vekillerinin Beyan ve Talepleri

Dilan Kortak ailesinin avukatlarından Av. Ömer Çakırgöz bir dizi taleplerinin olduğunu belirterek ilk sözü aldı. Av. Çakırgöz özetle, daha önce dosyaya sunulması talep edilen dosya inceleme tutanağının dosya arasına alınmış olmakla birlikte, söz konusu dosya inceleme tutanağı ile mevcut dosya arasında yeterli bağın kurulmadığını, ilgili dosyalar ile müvekkilinin öldürüldüğü olay arasında bağlantı bulunduğunu düşündüklerini, ancak bu bağın inceleme tutanağında ortaya konulmadığını belirtti. 2015 yılında verilen takipsizlik kararında henüz balistik inceleme yapılmadığını, bu nedenle söz konusu bağlantı iddialarını o aşamada ileri sürdüklerini; olay yerinde bulunan kovanlardan birinin  olaydan sonra başka bir eylemde  kullanılan tabancadan atıldığı tespit edildiğini, 2021 yılında gerçekleştirilen balistik inceleme sonucunda ise 2016 yıllarında meydana gelen başka olaylarda aynı silahın kullanıldığının ortaya çıktığını belirtti. Buna rağmen dosya inceleme tutanağında dosyalar arasındaki ilişkinin hangi delillerle temellendirildiğinin belirtilmediğini söyledi. O dosyalarda sanıkların işkence üzerine ikrarda bulundukları açık olmasına rağmen mevcut dosyada sanıkların TEM polisi olması envantere kayıtlı olmayan silahların kullanılmış olması gibi durumların dosyada derin devlet şüphesini beraberinde getirdiğini; derin devlette ilişkin bir kısım soruşturma kovuşturma yürütüldüğünü  dolayısıyla bu dosyada da derin devlet şüphesinin ele alınması gerektiğini belirtti. Olayda maktulün enseye bitişik atışla öldürüldüğünü, söz konusu silahın maktule  ait olduğuna dair sanıklar tarafından da bir iddianın bulunmadığını, 2015 yılındaki soruşturma aşamasında ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, envantere kayıtlı olmayan silah bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerini hatırlatarak bir polis memurunun envantere kayıtlı olmayan bir silahı nasıl kullanabildiğinin ve enseye bitişik atışla gerçekleştirilen öldürme eyleminin nasıl tespit edilemediğinin açıklığa kavuşturulamadığını belirtti. Tanık polislerin beyanlarında Sancaktepe’de brifing veren bir amirden söz ettiklerini, ancak bu kişinin kimliğinin tespit edilmediğini ifade ederek, söz konusu amirin kimliğinin belirlenmesini ve hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Mahkeme tarafından olay yeri inceleme görüntülerinin ham halinin istenme gerekçesinin, veriler üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin şüphe olduğunu söyleyerek mahkemeye gönderilen DVD’nin ham veri içermediğini, bu nedenle DVD yerine ham görüntülerin dosyaya gönderilmesini talep etti. Olayda kullanılan helikopterin uçuş bilgilerinin mahkemeye bildirilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemenin bu talepleri reddettiğini söyleyerek; helikopterin olay yeri üzerinde ne kadar süreyle bulunduğu, herhangi bir kamera kaydı veya iletişim kaydı olup olmadığı hususlarının bilinmediğini; operasyonun nasıl yürütüldüğünün aydınlatılabilmesi için helikopterin güzergâhı, zaman çizelgesi, olay yerinde tur atıp atmadığı ve varsa kamera ile iletişim kayıtlarının dosyaya getirilmesini talep etti. Sanık Osman hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebinde bulunduklarını, sanıksız yargılama yapılamayacağını ve sanığın savunması alınmadan karar verilemeyeceğini ifade ederek; söz konusu sanığın FETÖ kapsamında ceza aldığı ve yurt dışına çıktığının sabit olduğunu belirterek, hakkında kırmızı bülten çıkarılmasını yeniden talep etti. Son olarak, bazı tanık polislerin olayda zırhlı araçların bulunduğundan bahsettiklerini, ancak bu araçlara ilişkin GPS kayıtları ve kamera görüntülerinin dosyada yer almadığını, olayın nasıl gerçekleştiğine dair yeterli bilgiye halen sahip olmadıklarını ifade ederek, zırhlı araçlara ait GPS verilerinin ve kamera kayıtlarının dosyaya getirilmesini talep etti.

Av. Çakırgöz’ün beyan ve taleplerinin ardından katılanlar vekillerinden Av. Bülent Aşa söz aldı. Av. Aşa beyanlarında özetle, dosyaya bir önceki celse sunulan 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait 12 klasörden oluşan dosyaya ilişkin inceleme tutanağının yalnızca iki sayfa olduğunu, içeriğinde esasen iddianamenin yer aldığını ve mevcut dosya ile söz konusu dosya arasında doğrudan bir bağın kurulmadığını söyledi. Kaç celsedir ara kararların yerine getirilmesinin takibi konusunda sorun yaşandığını belirterek, daha önce bahsi geçen tanıklara ulaşılabilmesi amacıyla ilgili GSM şirketlerine müzekkere yazılmasını talep etti. Bu sırada mahkeme başkanı, tanıklara ulaşılamıyor gibi bir durum yok tanıklara ulaşıldığını söyledi.

Devamında Av. Aşa, olay tarihinde görev yapan polis memurlarının görev yaptıkları kurumlara müzekkere yazılarak gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesini talep etti. Sanık Osman hakkında halen kırmızı bülten kararı verilmediğini, söz konusu kişi hakkında FETÖ kapsamında yakalama kararı bulunduğunu ve bu dosya açısından da yakalama kararı olduğunu ifade ederek, hakkında kırmızı bülten çıkarılmasını talep etti. Son olarak, sanıkların birden fazla duruşmadır mahkemeye katılmadıklarını, delilleri etkileme ihtimallerinin bulunduğunu belirterek, sanıklar hakkında tutuklama kararı verilmesini talep etti.

Ardından mahkeme başkanı savcının mütalaasını sordu. Savcı, olay mahallinde sanıklar ve olay yerinde bulunan tanıklar ile alanında uzman olan bomba imha uzmanları ile birlikte uygulamalı keşif yapılmasını ve dosyada geçici olarak görevlendirilmiş olduğunu söyleyerek katılan vekillerinin taleplerinin dosyanın asıl savcısına tevdi edilmesini istedi.

Savcı mütalaası sonrasında, sanık Yusuf Yavuz Alemdar müdafi Av. Tülay Sinan, ara kararların yerine getirmesinde takdiri mahkemeye bıraktığını söyledi ve müşteki tarafın taleplerinin reddine karar verilmesini talep etti.

Ardından sanık Fatih İnan Bayazıt müdafi Av. Tolga Yurdakul özetle, karşı tarafın beyanlarının genelinin envantere kayıtlı olmayan bir silah üzerinden gittiğini ve bunun da boş bir kovan bağlamında ilerlediğini söyleyerek, bir örgüt evinde bulunan boş kovanların teröristlerce kullanılmış olması mı hayatın olağan akışına aykırı onurlu şerefli polislerin mi kullanmış olması hayatın olağan akışına aykırı diye sordu. Savcının keşife ilişkin mütalaasını mahkemenin takdirine bıraktığını söyledi ve karşı tarafta silah kullanıldığının sabit olduğunu ve ev içinde gerçekleşmiş bir olay söz konusu olduğu için dışarıdaki polislerin tanıklığını almaya gerek olmadığını ve yeteri kadar tanığın dinlendiğini söyledi. Dosyanın tekerrür ettiğini yapılacaksa keşif yapılmasını ve sonra esas hakkında mütalaa verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti 10.32’de  karar vermek üzere ara verdi ve  duruşma salonundan ayrıldı. Bu sırada savcı duruşma salonunda kaldı.

Yaklaşık 15 dakikalık aranın ardından mahkeme heyeti 10:45'te duruşma salonuna geldi ve mahkeme başkanı ara kararları söyledi. İlk olarak keşif yapılması kararı verdiklerini söyledikten sonra taraf avukatları ile başkan arasında keşifin tarih, saatine ve kimlerin keşife katılacağına ilişkin diyalog geçti. Katılan vekilleri sanıkların keşifte bulunması gerektiğini ve zorla getirme kararı verilmesini birkaç kez dile getirmeleri üstüne başkan sanıkların savunmasının alındığını, sanıkların keşife gelmesi için zorla getirme kararının verilmesinin doğru olmayacağını, onların keşife gelmesinin beklenip keşif yapılamazsa dosyanın sürüncemede kalacağını yıllardır devam eden bir dosya olduğunu söyledi. Bu sırada sanık Yusuf Alemdar müdafi “biz müvekkili keşife getiririz” dedi. Başkan, keşif ve diğer ara kararları duruşma tutanağına yazacaklarını taraf avukatlara bu ara kararları incelemelerini eksik kalan bir husus olduğunu düşündüklerinde dilekçe vermelerini istedi.

Ara Kararlar:

  1. Sanık Osman Yıldız hakkında çıkarılan yakalama emrinin devamına ve sanık hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına,
  2. Sanıklar Fatih ve Yusuf hakkında uygulanan yurt dışına çıkamamak şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına,
  3. AYM kararında değinilen ve dinlenmeyen tanıklar T.K., B.E.,M.E., Z.T.,İ.I’nın zorla getirilmesine,
  4. İstanbul 35. ACM’nin 2021/334 esas 357 karar  sayılı dosyası, İstanbul 25. ACM’nin 2017/163 esas sayılı dosyası, İstanbul 23. ACM’nin 2024/263 esas sayılı dosyası, İstanbul 22. ACM’nin 2016/24 dava dosyalarının uyaptan taranarak birer örneklerinin mahkemeye gönderilmesine,
  5. Sivil Havacılık Genel müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılmasına ilişkin talebin bu hususta 07/11/2025 tarihinde duruşmada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
  6. Envanter dışı silah kullanımına göz yumdukları katılanlar vekilleri tarafından iddia edilen suç tarihindeki İstanbul Valisi ile İstanbul İl Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine,
  7. Sancaktepe İlçe Emniyet müdürlüğünü istihbari bilgi veren Mehmet isimli şahsın açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talebinin reddine,
  8. İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu 03/12/2015 tarihli olaya ilişkin  olay yeri inceleme görüntüleri, video kayıtları, fotoğrafların ham görüntülerin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ivedi olarak mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine, bulunmuyor ise bulunamadığına ilişkin mahkemeye bildirilmesine,
  9. Ham görüntüler gönderildiği takdirde uzman bilirkişiye tevdi edilerek ham görüntülerin eksik olup olmadığı, görüntülere müdahale edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı bilirkişi raporu alınmasına, 
  10. Daha önce dinlenmemiş bina sakinlerine rastlanması halinde tanık olarak dinlenmeleri için adreslerine göre gerekli usule işlemlerin yapılmasına, 
  11. Olay yerinde bulunan ve olay yeri güvenliğini sağlayan zırhlı araçların görüntü kayıtlarının istenilmesi talebinin reddine, 
  12. Olayın meydana geldiği yerde 15 Mayıs 2026 günü saat 10.00’ da keşif yapılmasına; keşifte olayın teknik olarak yeniden canlandırılmasına, mermi giriş ve çıkış yönlerinin belirlenmesine, sanık  polis memurlarının ve maktulün muhtemel konumlarının tespit edilmesine, olay yerinde bulunan mermi izlerinin ve kovanların dağılımının değerlendirilmesine, balistik ve otopsi bulgularının olay yeri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine,
  13. Keşifte, balistik inceleme konusunda uzman bir bilirkişinin, adli tıp alanında uzman bir bilirkişinin ve olay yeri inceleme konusunda uzman bir bilirkişinin görevlendirilmesine, keşif işleminin görüntü ve ses kaydının alınmasına,
  14. Keşif sırasında yapılacak canlandırma işlemlerinde kullanılmak üzere en az 4 adet insan boyutlarında hareketli  manken ile teknik ekipmanların temin edilmesine
  15. Keşif sırasında sanıklar, katılanlar, sanıklar müdafii ve  ve katılanlar vekiline doğrudan soru sorma hakkı tanınmasına, 
  16. Keşif günü ve saatinin Cumhuriyet savcısına, sanıklar ve müdafiilerine , katılanlar ile katılanlar  vekiline mahkemece dinlenilen ve İstanbul ilinde bulunan tanıklara tebliğine,
  17. Tebliğe rağmen gelmeme ihtimaline binaen keşif gün ve saatinde sanıklar ile  mahkemece dinlenilen  İstanbul ilinde bulunan tanıkların hazır edilmeleri için ayrı ayrı zorla getirme müzekkeresi düzenlenmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma  10 Temmuz 2026 günü saat 10:00’da yapılacak.

Duruşma Sonrası

Duruşma sırasında katılanlar vekillerinin sanıkların keşifte hazır bulunmalarının sağlanması için zorla getirme kararı verilmesine ilişkin mahkeme başkanı ile aralarında geçen diyalogda mahkeme başkanı sanıkların duruşmaya getirilmesine ilişkin zorla getirme kararının keşif sürecini uzatma riski olduğunu belirterek bunu doğru bulmadığını ifade etmişti. Ancak duruşma tutanağının incelenmesiyle, mahkeme tarafından sanıkların keşife zorla getirilmesine ilişkin müzekkere düzenlenmesine ilişkin ara karar verildiği öğrenildi.