25 Eylül 2025 tarihli duruşma 

İlgili Dava:
Seyithan Durdu Davası
İlk Duruşma Tarihi:
21 Mayıs 2025
Dava Mahkemesi:
Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar:
Yiğithan Adalı
Maktuller:
Seyithan Durdu

25 Eylül 2025 tarihli duruşma 

Deniz Tekin – 25 Eylül 2025

Mahkeme: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No: 2025/154 

Van’ın Özalp ilçesine bağlı Dönerdere kırsalında 28 Aralık 2024'te sınırda kaçakçılıkla mücadele biriminde görevli askerlerin bulunduğu araçtan açılan ateş sonucunda dört çocuk babası Seyithan Durdu hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ateş ettiği tespit edilen Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı Hudut Karakolu'nda görevli olan üsteğmen Yiğithan Adalı 31 Aralık'ta tutuklandı. Ancak 7 Ocak 2025'te avukatlarının yaptığı itiraz üzerine tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.  Olaydan sonra tanık olarak ifade veren Durdu'nun yeğeni Ş. D., olay anında herhangi bir “dur” ihtarının yapılmadığını, askerlerin yaralıya yardım etmeden bölgeden ayrıldığını söyledi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü Yiğithan Adalı'nın yanında bulunan iki asker hakkında takipsizlik kararı verirken, Yiğithan Adalı hakkında ise "haksız tahrik altında olası kastla öldürme" iddiasıyla iddianame hazırladı. Ayrıca iddianamede Durdu’nun öldürüldüğü yerin 2. Derece Askeri Yasak Bölge dışında kaldığı, jandarmanın "kolluk görevlilerine haber vermesi gerektiği ancak şüphelinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı belirtildi.  21 Mayıs 2025 tarihinde görülen ilk duruşmadan sonra, Seyithan Durdu Davasının ikinci duruşması 25 Eylül 2025 tarihinde Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.  

Duruşma Öncesi

Van Adliye binasının girişindeki polis arama noktasından geçip, GBT kontrolünden geçtikten sonra içeri girebildim. Adliyenin birinci katında bulunan duruşma salonunun önündeki banklarda sanık avukatları ile duruşma için geldiğini düşündüğüm çevik kuvvet polisleri oturuyordu. Salonun yanındaki koridorda ise katılanlar ve avukatları bekliyordu. Kapının yanındaki panoya duruşma listesi asılmamıştı. Daha önce kararlaştırılan duruşma saati gelmesine rağmen duruşma salonunun kapısı kapalıydı, mahkemeye heyeti henüz gelmemişti. Kısa bir bekleyişin ardından mübaşir, heyet geldikten sonra duruşmanın başlayacağı söyledi. Duruşmanın başlamasına kısa bir süre kala, çok sayıda çevik kuvvet polisi salon kapısının önünde toplandı. Duruşma, 36 dakikalık gecikmeyle başladı.  

Duruşmaya Katılım

Salon kapısının girişinde bekleyen çevik kuvvet polisleri, duruşmayı izlemek için gelenlerin üstünü elleriyle aradıktan sonra salona aldı. Maktül Seyithan Durdu'nun eşi N. D. salondaki yerini alırken, kızı ise izleyici bölümündeki sıralardan duruşmayı izledi. Seyithan Durdu'nun 18 yaşından küçük olan kızı ve oğlu ise duruşma salonunun dışında bekledi. Durdu ailesi vekilleri Av. Özal Bedir ve daha önce davaya katılma talebi reddedilen Van Barosu İnsan Hakları Merkezi üyeleri Av. Bişeng TunçAv. Burhan ÖnerAv. Necdet Ceylan ve Av. Emrullah Kardaş bu kez yetki belgesi ile geldiler. Tutuksuz yargılanan sanık Yiğithan Adalı duruşmaya katılmazken, müdafileri Av. Ömer Akçay ve Av. Muammer Uzun duruşmaya katıldı. Duruşmayı Hafıza Merkezi dışında, Mezopotamya Ajansı muhabiri izledi. Salonda izleyiciler için ayrılan sırada ise çok sayıda çevik kuvvet polisi oturuyordu. 

Duruşmanın Seyri

Katip duruşmaya katılanların yoklamasını yapıp isimlerini tutanağa geçirdi. Ardından Mahkeme Başkanı, heyet değişikliğini ve celse arasında dava dosyasına gelen evrakları özetleyerek tutanağa geçirdi.  Mahkemenin talebi üzerine, Saray 2. Hudut Tabur Komutanlığı'nın Durdu'nun hayatı kaybettiği olay mahalli ve çevresindeki 1. ve 2. derecede yasak askeri bölgeleri gösterir haritaların dava dosyasına geldiği tutanağa geçirildi. Komutanlığın yazısında, Durdu'nun "askeri yasak bölge" alanında vurulduğu belirtilmişti. Ancak soruşturma aşamasında hazırlanan ilk raporda, Durdu’nun vurulduğu yerin 2. derece askeri yasak bölge dışında kaldığı belirtilmişti. 

Durdu'nun hayatını kaybettiği olay yeri olan Özalp ilçesi Dönerdere Köyü'nde 11 Eylül 2025 tarihinde yapılan keşfin zaptı dosya arasına alındığı tutanağa yazıldı.  Olay yerinde yapılan keşifte, olay yeri görgü ve tespit tutanağında imzaları bulunan askerlerden biri ile sanık Yiğithan Adalı ve davada tanık olarak beyanı alınan Z. D., Ş.D.'nun hazır edildiği, beyanlarının alındığı belirtildi. Ayrıca tutanak tanıkları M.Ç. ve S. G.'nin de  hazır bulunduğu, beyanlarının alındığı tutanağa geçirildi. 

Mahkeme Başkanı, 1. ve 2. derece askeri yasak bölgelerin gösterildiği haritasının krokisinin çizilmesi amacıyla keşif sırasında 2 harita mühendisi ve 1 fen bilirkişisinin katıldığını ve ancak bunların henüz raporlarını dosyaya sunmadıkları tutanağa aktardı. 

Olayın yaşandığı bölgede bulunan  askeri gözetleme kulelerinde yer alan Gözetleme Radarı, Şahin Gözü ve PTZ Kameralarının olay günü kayıtlarının bilirkişi incelemesi yapmak üzere mahkemeye gönderilmesi için ASELSAN'a yazılan müzekkere verilen cevabın dosya arasında alındığı belirtildi. Duruşmanın devamında ASELSAN’ın kamera kayıtlarının süresi geçtiği için silindiği yönünde cevap verdiği anlaşıldı.

Soruşturma dosyasında şüpheliler M. Ç. ve S. G. hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin Özalp Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkere cevap verildiği, yine dosyada yer alan tüm CD ve kamera görüntülerinin kameraman bilirkişisine verildiği ve bilirkişinin raporunu mahkemeye sunduğu tutanağa geçirildi. 

Tanık olarak dinlenen Z.D. ve Ş.D. hakkında “göçmen kaçakçılığı” suçlamasıyla açılan davaya ilişkin Özalp Asliye Ceza Mahkemesi’ne yazılan müzekkere cevap verildiğini tutanağa geçirdi. 

'Bu Haliyle Askeri Yasak Bölgenin Dışına Çıktıkları Açıktır'

Mahkemenin görevlendirdiği tercüman aracılığıyla beyanını Kürtçe veren katılan N.D., daha önceki beyanları tekrar ettiğini belirterek, dava dosyasına giren bilgi, belge ve tutanaklarda yer alan aleyhteki hususları kabul etmediğini söyledi.  

Ardından beyanda bulunan katılan müdafi Av. Özal Bedir, dosya arasına alınan bilgi, belge ve tutanaklardaki aleyhteki kısımları kabul etmediklerini belirterek,  Jandarma'nın mahkemeye gönderdiği yasaklı bölge krokisine dair ek rapor aldırılmasını istedi. Devamında "Her ne kadar bilirkişiler hazırladığı olay yeri koordinatlarında askeri yasak bölge tespiti yapamayıp ön rapor ibraz etmiş iseler de keşif mahallinde gözlemlendiği üzere sanık uzak bir bölgeden önce Turgalı, Bakışık ve Güzeldere en nihayetinde de Van Çaldıran yoluna çıkarak Dönerdere köyü içerisinden olay yerine gelmişlerdir. Bu haliyle askeri yasak bölgenin dışına çıktıkları açıktır. Bunu bilmemeleri mümkün değildir. Dosyada bulunan resmi yazışmalara bakıldığında olayın meydana geldiği yer askeri yasak bölge sınırları dışında kalmaktadır" diye belirtti. 

'En Önemli Delillerden Biri Olan Kamera Kayıtları Dosya Arasına Alınmadı'

Aselsan'ın mahkemeye gönderdiği yazıda, olay yerini gören Şahingöz isimli gece görüş kamera kayıtlarının 6 ay süreyle tutulduğu bilgisi verdiğini hatırlatan Bedir beyanlarının devamında şunları söyledi, "Tanık olarak dinlenen asker M.Ç. sanıkları termal kamera ile yönlendirdiğini beyan etmiştir. Bahsi geçen termal kamera olmadan sanığın olay yerine gelmesi ve takip yapması mümkün değildir. Termal kamera kayıtları dosya için en önemli delillerden biridir. Kayıtların dosya arasına alınması gerekmektedir" dedi. Bu sırada Bedir'in sözünü kesen Mahkeme Başkanı, kayıtların istenmesi için yazı yazıldığını söyledi. İstenen bu kayıtların dosya arasında olmadığı cevabını veren Bedir, "Bu konuda daha önceden de taleplerimiz olmuştur. Ancak soruşturmayı yürüten jandarma tarafından termal kamera kayıtları dosya arasına alınmamıştır. Tanık olarak huzurda dinlenen ve sanıkla birlikte hareket eden M.Ç. ve S.G.  tarafından ilk ifadelerinde kamera görüntülerinin olduğunun belirtilmesine rağmen el dürbünü ile gördüklerini beyan etmişlerdir. Kamera kayıtlarından bahsetmemişlerdir. Termal kamera kullanan tanık ise 17 gün sonra dinlenmiştir. Termal kamera kayıtlarının alınması gerekmektedir. İdari tahkikat dosyasında bu kamera kayıtları var, celbini talep ederiz" dedi. 

'Dosyayı Sonuçsuz, Belirsiz Bırakmaya Yönelik Bir Çaba Var'

Mahkeme Başkanının, "İki celse önce yazı yazdık, kamera kayıtları gönderilsin dedik. ‘Yok’ dediler." demesi üzerine Av. Bedir, bu kayıtların idari soruşturma dosyasında olduğunu tekrar söyledi.  Bedir, "Dosyayı sonuçsuz, belirsiz bırakmaya yönelik bir çaba var. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çaba sarf ediyoruz. Keşif aşamasında beyanda bulunan tanıklar olayı çarpıtmaya çalışmaktadırlar. Keşif sırasında tanıkların, mültecilerin bırakıldığı yere ilişkin beyanları olay yerinin coğrafi konumu ve dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Bu haliyle aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz" diye kaydetti. 

Mahkeme Başkanı, duruşmaya yetki belgesiyle katıldıklarını söyleyen Av. Burhan Öner ve diğer avukatlara "Asıl vekaleti alan avukat burada, yetki belgesiyle duruşmaya katılmak nasıl oluyor?" diye sordu. Av. Özel Bedir, meslektaşlarına kendisinin yetki verdiğini söyledi. Sırayla söz alan katılanlar vekili Av. Burhan ÖnerAv. Bişeng Tunç, meslektaşının beyanlarını katıldıklarını, daha sonra ayrıntılı beyanda bulunacaklarını söyledi. 

‘Olay Yerinin Askeri Yasak Bölge Olup Olmamasının Bir Önemi Yok’

Sanık Yiğithan Adalı müdafi Av. Ömer Akçay savunmasında, dosya arasında gelen bilgi ve belgelerde yer alan aleyhteki kısımları kabul etmediklerini söyledi.  Olay yerinin askeri yasak bölge olup olmamasının bir önemi olmadığını savunarak "Katılan vekilinin bu yönde yeniden rapor aldırılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz. ASELSAN'dan gelen cevap yazısından da anlaşılacağı üzere kamera kaydı mevcut değildir. Müvekkil hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerini kaldırılmasını talep ederiz" dedi. Sanık müdafi Av. Muammer Uzun ise aleyhteki hususları kabul etmediklerini ifade etti. 

İddia makamı mütalaasında, dosyada tevsii tahkikat talebinin bulunmadığını belirterek, esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için dosyasının kendisini gönderilmesini talep etti. 

Ara Kararlar

Duruşma 26 dakika sürdü, saat 10.30'da sona erdi.  Mahkeme ara karar için duruşmaya ara verdi, herkesin salonda çıkmasını istedi. Ara sonrası açıklanan ara kararları şöyle: 

  • “Dosyanın mevcut delil durumu, sanığın üzerine atılı bulunan suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak sanık hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin devamının ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanaatine varıldığından sanık hakkında uygulanan 5271 sayılı CMK'nun 109/3-a madde ve fıkrası uyarınca "Yurt Dışına Çıkamamak"  ve CMK'nın 109/3-b maddesi uyarınca "Belirlenen yerlere başvurmak" şeklindeki adli kontrol tedbirinin aynen devamına,  sanık hakkında adli kontrol tedbirine ilişkin karara İKİ HAFTALIK süre içerisinde mahkememize sunulacak dilekçe veya cezaevi katibine yapılacak beyan ile Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde değerlendirilmek üzere mahkememize itiraz edebilecekleri hususunun ihtarına,
  • Dosyanın esas hakkındaki mütalaasını sunmak üzere iddia makamına tevdiine, celse arasında mütalaanın sunulması halinde sanıklar, sanıklar müdafileri, katılan ve katılan vekillerine tebliğine, mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için bir sonraki celseye kadar kendilerine süre verilmesine,
  • Harita mühendisi bilirkişilerinin ön raporda bildirdikleri eksik hususların 2. Hudut Tabur Komutanlığından belirtilen formatta istenilmesine, müzekkere ekine ön raporun eklenilmesine, yazı cevabı geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin belirtilen formattaki koordinat bilgilerinin harita mühendisi bilirkişilere tevdii ile raporlarını tanzim edip ibraz etmelerinin istenilmesine,
  • Kara Kuvvetleri Komutanlığına müzekkere yazılarak 21/05/2025 tarihli ara kararı uyarınca sanık hakkında yürütülen idari tahkikat dosyasının bir örneğinin celbi ile var ise tahkikat dosyası içerisindeki olay yerini gören hızır termal kameranın 28/12/2024 günü 03.00-06.00 saatleri arasındaki görüntü kayıtlarının mahkememize gönderilmesinin istenilmesine” karar verildi. 

Bir sonraki duruşma 21 Kasım 2025 günü saat 10:00'da görülecek.