8 Nisan 2026 tarihli duruşma

İlgili Dava:
Seyithan Durdu Davası
İlk Duruşma Tarihi:
21 Mayıs 2025
Dava Mahkemesi:
Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar:
Yiğithan Adalı
Maktuller:
Seyithan Durdu

8 Nisan 2026 tarihli duruşma

Furkan Tunçdemir, Deniz Tekin- 8 Nisan 2026

Mahkeme: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas: 2025/154

Van’ın Özalp ilçesine bağlı Dönerdere kırsalında 28 Aralık 2024’te sınırda görevli askerlerin bulunduğu araçtan açılan ateş sonucu dört çocuk babası Seyithan Durdu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada ateş ettiği tespit edilen Üsteğmen Yiğithan Adalı tutuklandı, ancak avukatlarının itirazı üzerine 6 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Tanık beyanlarında olay anında ‘dur’ ihtarı yapılmadığı ve yaralıya müdahale edilmeden bölgeden ayrıldığı ifade edildi. Savcılık, sanık Yiğithan Adalı hakkında ‘haksız tahrik altında olası kastla öldürme’ suçlamasıyla iddianame hazırladı. İddianamede, olay yerinin ikinci derece askeri yasak bölge dışında kaldığı ve kolluk birimlerine bildirim yapılmadığı da belirtildi. Savcılık olay günü Adalı’nın yanında bulunan iki asker hakkında takipsizlik kararı verdi. Davanın beşinci duruşması 8 Nisan 2026 tarihinde Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşma Öncesi

Saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma, 1 saat 14 dakikalık gecikmeyle 11.14’te başladı. Adliye koridorlarında bekleyen Durdu ailesi, sabah erken saatlerde Özalp’tan Van’a gelerek uzun süre adliyede beklediklerini ifade etti. Aynı gün çok sayıda duruşmanın görülmesi nedeniyle koridorlarda yoğunluk yaşanıyordu. Güvenlik önlemleri ise oldukça sınırlıydı.

Duruşma öncesinde ayrıca mahkeme heyetinde değişiklik yapıldığını ve dosyada görevli bilirkişilerden birinin çekilme talebinde bulunduğu bilgisini edindik.

Duruşmaya Katılım

Katılan Necla Durdu ve vekilleri Av. Özal Bedir ile Av. Sinan Özaras duruşmada hazır bulundu. Sanık Yiğithan Adalı duruşmaya katılmazken, müdafii Av. Muammer Uzun’un yetkilendirdiği Av. Onur Can duruşmaya katıldı.

Duruşmanın Seyri

Heyet değişikliği nedeniyle önceki celselere ait tutanaklar ile dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler okunarak duruşmaya başlandı. Dosyaya sunulan kurum yazıları ve bilirkişi raporları tutanağa geçirildi.

Duruşmada, Milli Savunma Bakanlığı Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Van Kadastro Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıların dosyaya eklendiği belirtildi. Ayrıca bilirkişi Ozan Somay’ın dosyadan çekilme talebi ile yeni bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun dosyaya sunulduğu kayda geçirildi.

Katılan Necla Durdu, tercüman aracılığıyla Kürtçe verdiği beyanında önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirterek, sanık tarafın duruşmalara katılmamasına dikkat çekti ve olayın kasıtlı olduğunu düşündüğünü söyledi. Beyanında, eşinin daha önce güvenlik güçleri tarafından hedef alındığını, sürekli arama ve gözaltı işlemlerine maruz kaldığını, bu nedenle olayın tesadüfi olmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Daha sonra söz alan katılan vekili Av. Özal Bedir, önceki beyanlarını tekrar ettiklerini, dosyada yer alan bilirkişinin çekilme talebinin gerekçesiz olduğunu, dilekçede yalnızca “tanışıklık” ifadesine yer verildiğini ancak bunun kimle ve nasıl bir tanışıklık olduğunun açıklanmadığını, bu haliyle çekilme sebebinin somutlaştırılmadığını beyan etti. Bu nedenle bilirkişinin duruşmada hazır edilerek çekilme gerekçesinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. 

Askeri koordinatlara ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporları ve kurum yazıları arasında çelişkiler bulunduğunu, olay yerinin askeri yasak bölge dışında kaldığını gösteren raporlar ile aksi yönde değerlendirme içeren krokilerin birbiriyle uyuşmadığını, özellikle 18/07/2025 tarihli 6. Hudut Tugay Komutanlığı yazısı ile dosyadaki diğer krokiler arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu ifade etti. Dosyada üç ayrı kroki bulunduğunu, bunlardan bir kısmının olay yerini askeri yasak bölge içerisinde gösterirken diğerlerinin farklı sonuç içerdiğini, en son düzenlenen bilirkişi raporunun ise önceki tespitlerle çeliştiğini, tahkikat dosyasıyla da uyumlu olmadığını belirtti. Olayın başlangıç ve bitiş noktalarına ilişkin değerlendirmelerin çelişkili olduğunu, koordinatların askerî makamlarca gönderilen ilk krokiler esas alınarak oluşturulduğunu ancak sonradan farklılaştırıldığını, bu durumun dosya güvenilirliğini zedelediğini ifade etti. Bu kapsamda, çelişkili harita ve krokilerin giderilerek doğru ve denetlenebilir şekilde yeniden dosyaya kazandırılmasını ve bu belgeleri düzenleyen personel hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. 

Ayrıca Kara Kuvvetleri Komutanlığı yazısında Şahingöz sisteminin otomatik kayıt yapmadığının belirtildiğini, buna karşılık tanık beyanlarında kayıtların izlendiği ve sonradan silindiğinin ifade edildiğini, Özalp İlçe Jandarma Komutanlığı yazısında da benzer şekilde kayıtların kısa süre sonra silindiğinin bildirildiğini, bu beyanların birlikte değerlendirildiğinde delillerin yok edilmesine ilişkin ciddi şüphe doğurduğunu belirtti. Şahingöz termal kayıt cihazına ait log kayıtlarının TÜBİTAK tarafından incelenmesini ve dijital materyaller üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, eksik hususların giderilmesini talep etti.

Ardından katılan vekili Av. Sinan Özaras söz alarak, bu olayın kamu görevlisi tarafından gerçekleştirilen bir eylem kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, soruşturma aşamasında bilinmesine rağmen termal kamera kayıtlarının temin edilmemesinin ve mevcut durumda da elde edilememesinin yargılamanın sağlıklı yürütülmesini engellediğini, bu durumun usule uygun delil toplama yükümlülüğünün yerine getirilmediğine işaret ettiğini beyan etti. Delillerin elde edilmesi sürecinde ihmal bulunduğunun görüldüğünü, bu kapsamda sorumluluğu bulunan kişiler yönünden gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini ifade etti. 

Askeri makamlarca gönderilen koordinatların net ve belirleyici nitelikte olduğunu, dosyada ise birden fazla (dört) farklı koordinat bulunduğunu, bu durumda bilirkişinin hangi koordinat setini esas alarak rapor düzenlediğinin açık olmadığını belirtti. Dijital materyallerin tümüyle incelenerek yeniden ve denetime elverişli bir rapor hazırlanması gerektiğini talep etti. 

Ayrıca bilirkişinin dosyada yer alan çekilme beyanında bir kişiyle tanışıklığından bahsettiğini ancak bu tanışıklığın kimle, nasıl ve hangi kapsamda olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmadığını, bu durumun katılan Necla Durdu’nun beyanlarında dile getirdiği hususları da doğrular nitelikte olduğunu ifade etti. Katılan vekili olarak Av. Özal Bedir meslektaşınınbeyanlarına katıldıklarını, belirtilen hususlar doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılmasına ve eksikliklerin giderilmesine karar verilmesini talep etti.

Sanık Yiğithan Adalı müdafii Av. Muammer Uzun’un yetkilendirdiği müdafiye söz verildi: Dosya kapsamına giren bilgi, belge ve tutanaklarda yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan etti.

İddia makamı, dosyada mevcut eksik hususların giderilmesine yönelik gerekli araştırmaların tamamlanmasına ve eksikliklerin giderilmesine karar verilmesini talep etti.

Ara Kararlar

  1. Dosyanın mevcut delil durumu, sanığın üzerine atılı bulunan suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak sanık hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin devamına,
  2. Katılan vekillerinin bilirkişiler hakkında suç duyurusuna ilişkin taleplerinin hükümle birlikte değerlendirilmesine,
  3. Olayın gerçekleştiği yerin askeri yasak bölge kapsamında kalıp kalmadığı, askeri yasak bölge kapsamında kalması halinde hangi derecede bulunduğu hususunda, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ile dosyadaki diğer koordinat verileri arasında çelişki bulunduğu yönündeki katılan vekilinin beyanı dikkate alınarak, mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden inceleme yapılmasına, bu kapsamda dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor düzenlenmesine,
  4. Dosya arasındaki bilirkişinin çekilme talebi dikkate alınarak, önceki celsede kurulan 3 numaralı ara kararın aynen yerine getirilmesine, bu kapsamda 2. Hudut Tabur Komutanlığı ilgili karakoluna ait 27–28 Aralık 2024 tarihleri arasındaki görüntü kayıtları ile imaj örneklerinin emanetten getirtilerek resen seçilecek tarafsız bilirkişi heyetine gönderilmesine, söz konusu kayıtların yeniden incelenerek rapor düzenlenmesine, ayrıca imaj örnekleri ile önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine,
  5. Şahingöz termal gözetleme cihazlarına mahkemece el konulmasına yönelik katılan vekilinin talebinin celse arasında değerlendirilmesine karar verildi.

  Bir sonraki duruşma 3 Haziran 2026 günü saat 09.25'te görülecek.