AİHM, Hükümetin ‘Tek Taraflı Üzüntü’ Beyanıyla Karakolda Ölüm Dosyasını Kapattı

DİKEN

Kemal Göktaş 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), karakolda şüpheli intiharla ilgili olarak hükümetin ‘üzüntü’ beyanını ve tazminat ödeme teklifini yeterli görerek dosyanın kapatılmasına karar verdi. AİHM’in ailenin tazminat miktarını kabul etmemesine rağmen verdiği kararla, ihlale hükmedilmeden dosya kapatılmış oldu. Başvurucuların avukatı Nezahat Paşa, AİHM’in bu kararla kendi varlık nedenini inkar ettiğini belirterek tek taraflı beyanla dosyanın kapatılmasının ihlal kararı verilmesini önlediğini, bu durumda ulusal yargı makamlarının da etkili soruşturma yapma olasılığının zayıfladığını kaydetti.

Şüpheli Ölüm

AİHM’e yapılan başvuruya göre, 21 Temmuz 2009 günü İzmir’in Bayraklı ilçesinde, ‘yaralama’ suçundan gözaltına alınan Abdurrahman Sözen (24) nezarethanede kafasına isabet eden mermiyle öldü. Polis yetkilileri Sözen’in ‘su istediği’ polisin tabancasını alarak intihar ettiğini iddia etti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Sözen’in ölümünün kayıtlara intihar olarak geçtiğini, beylik tabancası kullanılan polis memura idari soruşturma başlatıldığını, nezarethanedeki güvenlik kameralarının sadece gözlem amaçlı kullanıldığını ve kayıt yapmadığını bildirdi.

Aile, çocuklarının ihtihar etmiş olamayacağını belirtirken soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Sözen ailesinin avukatı Nezahat Paşa’nın takipsizlik kararına yaptığı itiraz da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

Paşa, ‘yaşam hakkı ihlali’ gerekçesiyle 2010 yılında AİHM’e başvurdu. Başvuruda etkili bir soruşturma yürütülmediği savunuldu.

‘Üzüntü’ Beyanı

Hükümetin dostane çözüm arayışı maktulün yakınları tarafından reddedildi. Bunun üzerine hükümet, 30 Nisan 2019 tarihli bir mektupla, tek taraflı bir açıklama yaparak başvurunun sonuçlanmasını önerdi.

Hükümet, AİHM’e şu açıklamayı gönderdi:

“Hükümet, yasalara ve hükümetin bu tür eylemleri önleme kararına rağmen, mevcut davada olduğu gibi polis nezaretinde bireysel ölüm vakalarının meydana gelmesinden üzüntü duymaktadır.

Hükümet, tek taraflı beyanname yoluyla, başvuranların akrabalarının ölümünün yaşandığı koşulların ve ölümle ilgili soruşturmanın, sözleşmenin ikinci maddesinde yer alan standartlara uymadığını kabul ettiğini beyan etmek istemektedir. 

Hükümet, gelecekte etkili soruşturma yapma yükümlülüğü de dahil olmak üzere yaşam hakkına saygı gösterilmesini sağlamak için gerekli tüm önlemleri almayı taahhüt eder.”

Hükümet bu beyanla birlikte başvuruculara 36 bin avro tazminat ödemeyi önerdi. Sözen ailesi, önerilen tazminat tutarını yetersiz bularak hükümetin beyanını kabul etmedi.

Ancak AİHM İkinci Dairesi, hükümetin beyanı doğrultusunda aileye 36 bin avro tazminat ödenmesine hükmetti.

AİHM bu kararla birlikte başvuruyu görüşmeden dosyayı kapattı.

Yeni Talepte Bulunulacak

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesinde Temmuz 2018’de yapılan
değişiklikle, AİHM kararları doğrultusunda yeniden yargılama yapılması için ihlal kararının yanısıra dostane çözüm veya hükümetin tek taraflı beyanı da yeter koşul haline getirilmişti. AİHM kararında bu değişikliğe atıf yapıldı. Sönmez ailesinin avukatı Paşa da bu değişiklik doğrultusunda soruşturmanın yeniden açılmasının talep edileceğini söyledi.

Yayınlanma tarihi

04/10/2019

Kategori Listesi

Etiket Listesi