Ankara Davası İzleme Raporu – 15 Ekim 2021

Esra Koçak Mayda/15 Ekim 2021

Mahkeme: Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da aralarında olduğu 19 sanığın, 1993-1996 yılları arasında 19 kişinin zorla kaybedilmesi ya da yasadışı keyfi infaz edilmesi ile ilgili  “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından yargılandığı Ankara Davası, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 1. Ceza Dairesi’nin bozma kararının ardından Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 Ekim 2021 tarihinde yeniden başladı.

Duruşma Öncesi

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmesi gereken dava 5. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmeye başlandı. Dava salonu ve koridorda çok sayıda çevik kuvvet polisinin bulunması dikkat çekti.

Davayı izlemeye gelen bir grup izleyicinin duruşma salonunu bulamadığı için tam saatinde başlayan duruşmaya geç kaldıkları görüldü. Çok sayıda katılan vekili duruşma salonunda hazır bulunurken, sanıklardan sadece Ayhan Çarkınduruşmaya katıldı.

Saat 14.02’de mübaşirin tarafları çağırmasıyla izleyiciler ve polisler duruşma salonuna girdi.

Duruşma salonunda SEGBİS sistemi hazırlanmamıştı, ilerleyen dakikalarda SEGBİS kaydının açılması için taleplerde bulunan katılan avukatlarının talepleri reddedilecekti.

Heyetin ve Cumhuriyet Savcısının gelmesi ile duruşmaya başlandı.

Duruşmaya Dair

Yargılanan 19 sanıktan sadece Ayhan Çarkın duruşmaya geldi. Yaklaşık 20 avukat katılanları temsil ederken, 6 sanık avukatı da duruşmada hazır bulundu. Salonda sanıklar için ayrılan bölümün arka tarafında bulunan sıralara çevik kuvvet polisleri ile sivil polisler oturdu. Duruşmayı yaklaşık 30 kişi izledi.

Duruşmada Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk Komisyonu, Toplumsal Hukuk üyesi avukatlar, HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, Mezopotamya Haber Ajansı, ANKA Haber Ajansı, Uluslararası Af Örgütü bulundu.

Mahkeme kimlik tespitlerinin ardından sanık Ayhan Çarkın’ın ifadesi ile başladı. Çarkın, bozma kararına katıldığını belirterek, “Benim sunduğum delillerin araştırılmasını talep ediyorum ve sanıklarla yüzleşmek istiyorum.” dedi.

Mahkeme başkanı Çarkın’ın “Diğer sanıklarla yüzleşmek istiyorum.” ifadesini tutanağa geçirmeyince katılan avukatları itiraz etti ve ifade tutanağa geçti.

Duruşma salonunda SEGBİS sistemi hazırlanmamıştı, katılan avukatları bu duruma itiraz etti.

Çarkın’ın avukatı, “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmakta çıkar konusunun sıkıntılı olduğunu düşünüyorum. Eğer çıkar amaçlı örgün varsa mal varlığında artış olmalı. Bu artışın araştırılması gerekir. Madem çıkar amaçlı suç örgütü oradaki çıkar nedir” diye sorarak, istinaf mahkemesinin kararında tartışılmasını istediği konunun bu olduğunu söyledi.

Diğer sanıkların avukatları, Bölge Adliye Mahkemesi’nin yetkisini aştığını ve delillerin araştırılmasına gerek olmadığını beyan etti.

Mahkeme başkanı, ilk yargılamada 19 kişinin öldürülmesine dair yürütülen davanın, bir kısım maktul adına istinafa başvurulmadığı gerekçesiyle sanıkların o maktuller hakkındaki suçlamalardan beraatlerinin kesinleştiğini beyan etti. Katılan avukatları bu tespite itiraz etti.

İstinaf kararında, cinayetlerde kullanılan mermi ve kovanların incelenmediğine de dikkat çekilmişti. Katılan avukatları bu konuda hatırlatmada bulunarak, delillerin araştırılmasını talep etti.

Mahkeme başkanı, Bölge Adliye Mahkemesine cevaben hazırlattığı metni avukatlara basılı olarak teslim etti.

Metinde şu ifadelere yer verildi: “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin bozma ilamı okundu. Sanık Enver Ulu’nun sorgusunun yapılmadığına dair 1 nolu bozma ilamı ile ilgili olarak: Sanık Enver Ulu, soruşturma aşamasında üzerine atılı suçu inkar etmiş, 2014 tarihinde mahkememize gelmiş, müdafisi huzurunda kendisine iddianame ve hakları okunmuş savunma için süre istemiş, hükme kadar geçen 5 yılda duruşmaya gelip savunma yapmamış, kendine verilen savunma hakkını kullanmamıştır. Neticede diğer sanıklar gibi hakkında beraat kararı verilmiştir. Savunma hakkı verilmemesi veya savunmasının sınırlandırılmış olması söz konusu değildir. 2 nolu bozma ile ilgili olarak: bu maddedeki bozma mevcut delillerin tartışılmaması/değerlendirilmemesi yani kararımızın gerekçesine ilişkindir. CMK 289/1-e maddesi uyarınca mahkeme kararının gerekçe içermemesi yönünden, BAM’ın (sonradan kanunlaşan 696 sayılı KHK ile) 2017 tarihinden itibaren bozma yetkisi yoktur. Buna rağmen: Sanık Ayhan Çarkın’ın ifadeleri gerekçeli kararın 254. Sayfasında, ayrıca her olayda ayrı ayrı irdelenmiştir. Tanık Doğan Özkan’ın ifadesi gerekçeli kararın 259. Sayfasında geniş olarak tartışılmış, ayrıca ilgili yerlerde değinilmiştir. Kovan ve mermi çekirdeklerinin irtibatları, gerekçeli kararın 254. Sayfasında ayrıca her olayda değerlendirilmiştir. Hiçbir cinayette kullanılan silahlar ele geçmemiştir. Ankara BAM 1.Ceza Dairesi’nin bozma kararı usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, BAM kararına karşı, CMK 284. Md uyarınca mahkemelerin direnme hakkı bulunmadığından mahkememizce bozma doğrultusunda uygulama yapılacaktır.”

Katılan avukatları mahkeme başkanının bu metni mahkeme başlarken kendileri ile paylaşmasına itiraz ederek, mahkemenin tarafını önceden belli ettiği yönünde eleştirilerde bulundu. Avukatlar, özellikle araştırılmamış olan kovan ve mermilere dikkat çekti.

Katılan Vekillerinin Beyanları

Bir kısım katılan vekili Av. Yusuf Alataş, beyanında; “Sizin hükmünüzü geçmişteki gibi vermiş olduğunu görüyorum. Diyorsunuz ki BAM’ın kararı yanlış. Bu aşamada sizinle yargılamaya devam etmenin anlamı var mı?” sorusunu yöneltti.

Mahkeme başkanı, “Hepsi için demedik avukat bey, bazıları için dedik” karşılığını verdi. Avukat Alataş, “Davanın esasını etkileyecek beyanda bulunuyorsanız, amacı yargılama olmayan faaliyetten başka bir şey değil” sözleri ile itirazını sürdürdü.

Alataş şunları söyledi: “Adalet Bakanlığı yargılamadan elini çeksin. Bakanlık, cumhuriyet savcılığına dosyanın geldiği aşama hakkında bilgi isteyen bir yazıyı mahkemenize gönderdi.  Bir mahkeme bağımsızsa ne Adalet Bakanlığı ne Cumhurbaşkanı böyle bir şey soramaz. Öte yandan yargılamanın dosya zaman aşımına uğramadan bir an önce yapılması gerekmektedir.  Ben bu yaşıma geldim. 45 yıllık avukatım. Hiçbir savcı sanığın duruşmadan vareste tutulmasını istemez. Ama burada sanıkların gelmemesini istiyorsunuz.  19 kişinin cinayetini işleyen kişileri tutuklamadığınız gibi duruşmaya da çağırmıyorsunuz.”

Katılan avukatlarından Av. Sertaç Kâmil Ekinci, BAM’ın kararının kesin olduğunu vurgulayarak, “Bu adam yetkisini aşmış diyemezsiniz” dedi.

Ekinci, Uzi marka silahların araştırmasının gereği şekilde yapılmadığını bildirerek, silahlarla birlikte cinayetler arasındaki ilişkinin araştırılmamasının da BAM’ın bozma nedenleri arasında olduğunu söyledi.

Ekinci, organize suç örgütü liderliği suçlamasıyla hakkında yakalama kararı çıkarılan Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’in bu cinayetlerle bağlantısı olduğu yönündeki paylaşımlarını hatırlatarak, Atilla Peker’in de dinlenmesini ve Kıbrıs’taki Kutlu Adalı cinayeti dosyasının getirilmesini istedi. Ekinci, cinayetlerin siyasi nedenlerle işlendiğine dikkat çekerek, sanıkların duruşmaya gelmesinin sağlanmasını istedi.

Avukat Nuray Özdoğan, mahkeme heyetini eleştirerek, “BAM kararını tanımayarak hızlıca beraat kararı vermek adına mahkemede avukatların verdiği beyanları SEGBİS yoluyla kaydetmeyerek, eksik ve yanlış geçirerek, adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir” dedi.

Özdoğan, acilen beraat kararı verme yönündeki ısrarın yargılamanın adil ve tarafsız yürütülmediğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Özdoğan, sanıkların duruşmalardan vareste tutulması kararının kaldırılmasını isteyerek, “Sanıkların şu an bulunduğu devletin kritik katmanı da dikkate alınarak değil karartma ihtimallerinin yüksek olduğu, dosyaya etki ettiği bu celse anlaşılarak sanıklara tutuklama kararı verilmesini talep ediyoruz” diye vurguladı.

Avukat Özdoğan “BAM’ın usulsüzlüğüne gelene kadar sizin usulsüzlüğünüzü ifade ettik” dedi. Mahkeme başkanı “Bizim usulsüzlüğümüz filan yok” diye yanıt verdi. Mahkeme başkanı BAM’ın kararını mağdur avukatlarına göstermek istedi. Avukat Özdoğan, “Efendim biz de size 20 cinayeti gösteriyoruz” diye yanıt verdi.

Maktül Abdülmecit Baskın’ın oğlu Av. Eren Baskın, Hakkari Yüksekova’dan geldiğini belirterek, annesiyle yaptığı konuşmayı aktardı. Baskın, “Babam öldürüldüğünde 4 yaşındaydım. Bu devletin elimden aldığı gençliğim, cumartesi anneleriyle yürüyüşüm. 2013 yılından beri burada da zulüm devam ediyor” dedi.

Ara Kararlar

  1. Sanık Enver Ulu’nun SEGBİS ile ifadesinin alınmasına,
  2. Ayhan Çarkın’ın diğer sanıklarla yüzleşme talebinin ve Atilla Peker’in dinlenmesi talebinin reddine,
  3. Sanıkların duruşmalardan vareste tutulmaması talebinin ve tutuklama taleplerinin reddine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 21 Ocak 2022 saat 14:00’te görülecek.

 

Yayınlanma tarihi

19 October 2021

Kategori Listesi

Etiket Listesi