3 Haziran 2026 tarihli duruşma

Related Case:
Seyithan Durdu Davası
Case Start Date:
21 May 2025
Court Name:
Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Defendants:
Yiğithan Adalı
Victims:
Seyithan Durdu

3 Haziran 2026 tarihli duruşma

Furkan Tunçdemir, Deniz Tekin- 3 Haziran 2026

Mahkeme: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas: 2025/154

Van’ın Özalp ilçesine bağlı Dönerdere kırsalında 28 Aralık 2024’te sınırda görevli askerlerin bulunduğu araçtan açılan ateş sonucu dört çocuk babası Seyithan Durdu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada ateş ettiği tespit edilen Üsteğmen Yiğithan Adalı tutuklandı, ancak avukatlarının itirazı üzerine 6 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Tanık beyanlarında olay anında “dur” ihtarı yapılmadığı ve yaralıya müdahale edilmeden bölgeden ayrıldığı ifade edildi. Savcılık, sanık Yiğithan Adalı hakkında “haksız tahrik altında olası kastla öldürme” suçlamasıyla iddianame hazırladı. İddianamede, olay yerinin ikinci derece askeri yasak bölge dışında kaldığı ve kolluk birimlerine bildirim yapılmadığı da belirtildi. Savcılık, olay günü Adalı’nın yanında bulunan iki asker hakkında takipsizlik kararı verdi. Davanın altıncı duruşması 3 Haziran 2026 tarihinde Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşma Öncesi

Saat 09.25’te başlaması planlanan duruşma, 32 dakikalık gecikmeyle 09.57’de başladı.

Duruşma öncesinde dosyaya ilişkin yeni bir gelişme medyaya yansıdı. Mezopotamya Ajansı tarafından yayımlanan haberde, daha önce “yok” denilen görüntülerin askerlerin telefon imajlarında ortaya çıktığı belirtildi. Haberde, askerlerin kendi aralarında kurdukları WhatsApp grubundaki görüntülerde olay günü termal kameranın çalıştığının görüldüğü, Seyithan Durdu ve beraberindekilerin termal kameradan takip edildiği ve konum bilgilerinin üst düzey askeri yetkililere aktarıldığı ifade edildi.

Aynı haberde, bilirkişi olarak atanan askeri personelin dosyadan çekildiği de aktarıldı. Bilirkişinin çekilme gerekçesi olarak taraflarla fiili anlamda tanışıklık bulunduğunu ve şeffaf, güvenilir bir bilirkişi raporu alınabilmesi için başka bir bilirkişi görevlendirilmesi gerektiğini bildirdiği belirtildi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmada katılan Necla Durdu hazır bulundu. Katılan vekili Av. Özal Bedir ile Av. Özal Bedir’in yetki belgesiyle Av. Emrullah Kardaş duruşmaya katıldı. Seyithan Durdu’nun ağabeyi Mehmet Durdu da duruşmayı izlemek üzere salondaydı.

Tutuksuz yargılanan sanık Yiğithan Adalı duruşmaya katılmadı. Sanık müdafii Av. Muammer Uzun duruşmada hazır bulundu.

Duruşmanın Seyri

Duruşma, mahkeme heyetinde değişiklik yapılması nedeniyle önceki celselerde tutulan duruşma zabıtları ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin okunmasıyla başladı. Celse arasında dosyaya gelen kurum yazıları ve bilirkişi raporlarına ilişkin son durum tutanağa geçirildi.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro XV. Bölge Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Van Kadastro Müdürlüğü’nden gelen cevap yazılarının dosyaya eklendiği belirtildi. Bir bilirkişinin raporunu henüz mahkemeye sunmadığı, buna karşılık üç kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun dosyaya ibraz edildiği kayda geçirildi. Sanık müdafii Av. Ömer Akçay’ın mazeret dilekçesi de dosyaya sunuldu.

Dosyaya gelen bilgi, belge, tutanak ve raporlara karşı diyecekleri sorulan katılan Necla Durdu, aleyhe olan hususları kabul etmediğini söyledi.

Ardından söz alan katılan vekili Av. Özal Bedir, dosyaya giren bilgi, belge ve tutanaklarda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirtti. Bedir, dosyada soruşturma aşamasında, idari tahkikat dosyasında ve kovuşturma aşamasında alınan krokiler bulunduğunu hatırlatarak, bu krokiler ve koordinatlar arasındaki farklılıkların açıklanması gerektiğini söyledi. Önceki celsede de bu çelişkilerin karşılaştırılmasını talep ettiklerini belirten Bedir, son bilirkişi raporunda bu yönde yeterli değerlendirme yapılmadığını savundu. Bu nedenle raporun eksik olduğunu belirterek dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etti.

Av. Bedir, askeri yasak bölge tartışmasının yalnızca olay yerinin koordinatlarıyla sınırlı ele alınamayacağını söyledi. Sanık ve beraberindeki askerlerin olay yerine hangi güzergâhtan gittiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bedir, sanığın önceki beyanlarında Yukarı Turgalı, Aşağı Turgalı, Bakışık, Güzeldere ve Dönerdere güzergâhından söz ettiğini aktardı. Bedir, bu güzergâh dikkate alındığında askeri yasak bölge dışına çıkıldığını anlattı.

Katılan vekiline göre bu husus, sanığın olay yerine müdahale yetkisi ve olayın görev faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespiti açısından önem taşıyordu. Bedir, olayın Dönerdere kırsalında gerçekleştiğini gösteren beyanlar bulunduğunu da belirterek, askeri yasak bölgeye ilişkin değerlendirmenin dosyadaki diğer beyanlar, krokiler ve koordinatlarla birlikte yeniden ele alınmasını talep etti.

Av. Bedir, soruşturmanın yürütülme biçimine de itiraz etti. Delillerin soruşturmanın başından itibaren aynı ilçede görev yapan jandarma personeli tarafından toplandığını, bu kişilerin sanıkla aynı görev çevresinde bulunan ve onu tanıyan kişiler olduğunu belirtti. Bu durumun delillerin toplanma süreci bakımından şeffaflık sorunu yarattığını savundu.Dijital materyallere ilişkin de değerlendirme yapan Bedir, tanıkların ilk ifadelerinde Seyithan Durdu ve beraberindekileri el dürbünüyle takip ettiklerini söylediklerini, kamera ya da termal kamera görüntülerinden söz etmediklerini hatırlattı. Dosyaya sonradan giren dijital materyallerin önceki anlatımlarla birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bedir, sanık ve tanıkların yeni deliller karşısında yeniden dinlenmesini talep etti.Bedir, olay günü sanıkla birlikte hareket ettiği belirtilen M.Ç. ile bir başka askeri personel arasında 14 dakikalık görüntülü görüşme bulunduğunu belirtti. Bu görüşmede ne konuşulduğunun bilinmediğini, görüşmenin içeriğinin ve nasıl aktarıldığının araştırılması gerektiğini söyledi. Bedir, bu görüşmenin olay günü sahadaki askerler ile kamerayı veya görüntüleri takip eden personel arasındaki bilgi akışının aydınlatılması açısından önemli olduğunu ifade etti.

Bu nedenle sanık Yiğithan Adalı’nın ve tanıkların yeniden mahkeme huzurunda hazır edilmesini, yeni dijital deliller karşısında taraflara soru sorma imkânı tanınmasını talep etti.

Ardından söz alan katılan vekili Av. Emrullah Kardaş da Av. Özal Bedir’in beyanlarına katıldığını belirtti. Kardaş, bilirkişi raporunda eksiklikler bulunduğunu, bu eksikliklerin giderilmesi ve katılan tarafın işaret ettiği hususların araştırılması gerektiğini söyledi.

Daha sonra sanık Yiğithan Adalı müdafii Av. Muammer Uzun’a söz verildi. Uzun, dosyaya gelen bilgi, belge ve tutanaklarda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini söyledi.Sanık müdafii, askeri yasak bölge konusunda dosyada çelişki bulunmadığını savundu. Uzun, eski askeri personel olduğunu belirterek idari tahkikat sürecine dair değerlendirmede bulundu. İdari tahkikatı yapan personelin yaklaşımını “bir an önce yapayım, bitireyim” şeklinde tarif eden Uzun, askeri yasak bölgeye ilişkin ilk değerlendirmenin üst komutanlıklardan ya da ilgili teknik kurumlardan veri alınmadan yapıldığını ileri sürdü. Müdafiye göre idari tahkikat aşamasında sınır hattı üzerinde cetvelle bir hat çekilerek değerlendirme yapılmıştı. Av. Uzun, sonraki aşamalarda üst makamlardan gelen koordinat, rapor ve yazıların olay yerinin askeri yasak bölge içinde kaldığını gösterdiğini savundu. Sanık ve beraberindeki askerlerin hareket sırasında askeri yasak bölge dışına çıkmış olabileceklerini belirten Uzun, bunun suçun işlendiği anlamına gelmeyeceğini söyledi. Sanık müdafii, termal kamera ve dijital materyallere ilişkin olarak ise karakolda termal kameralar bulunduğunu, bu kameraların başındaki personelin sahadaki personele bilgi aktardığını ancak bu kameraların kayıt sistemi bulunmadığını savundu. Görüntülü görüşmenin de sahadaki personeli yönlendirme amacı taşıdığını söyledi.Ayrıca dosyada CMK 134 kapsamında toplanmış deliller bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin bu madde bakımından iptal kararı verdiğini belirterek, mesajlaşmalar ve benzeri dijital materyallerin delil olarak dikkate alınmaması gerektiğini savundu.

Sanık müdafii, ayrıntılı savunmalarını dosyaya sunduklarını, ancak dosyaya eklenecek yeni raporlar doğrultusunda yeniden beyanda bulunabileceklerini de belirtti.

İddia makamı, eksik hususların ikmaline karar verilmesini talep etti.

Ara Kararlar

  • Mahkeme, dosyanın mevcut delil durumu ile sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini dikkate alarak sanık hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Bu kapsamda sanık hakkında “yurt dışına çıkamamak” ve “belirlenen yerlere başvurmak” şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına,

  • Henüz dosyaya sunulmayan bilirkişi raporunun beklenmesine,

  • Katılan vekillerinin yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki tevsi tahkikat talepleri, dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddine,

  • Beklenen bilirkişi raporunun celse arasında ibraz edilmesi halinde duruşma günü beklenmeksizin dosyanın esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için iddia makamına tevdi edilmesine,

  • Esas hakkındaki mütalaanın mahkemeye sunulması halinde sanık, sanık müdafileri, katılan ve katılan vekillerine tebliğ edilmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 1 Temmuz 2026 günü saat 10.15’te görülecek.