Toplu Mezar Davacısı Anne: Çocuğumun Kemikleri Üç Ayrı Yerde

BİANET

Van, Çatak’taki toplu mezar davasında, kemiklerin üç ayrı bölgeye bırakıldığı, bazılarının adli emanette beklediği anlaşıldı. Kızının kemiklerini isteyen Avcı, “Benim çocuğum kemikleri üç ayrı yerde, toparlanmasını istiyoruz” dedi.

Van’ın Çatak ilçesinde 18 yıl önce öldürülen ve toplu mezara gömülenlerin ailelerinin başvurusu üzerine açılan davanın Yargıtay kararının ardından ilk duruşması yapıldı.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 15 Şubat tarihli kararla mahkemenin yetkili ve görevli olduğuna karar vermişti. Öncesinde mahkeme görevsizlik kararı verdiğinde dosya Yargıtay’a taşınmıştı.

“Ölmeden Önce Kemikleri İstiyorum”

3 Mayıs’ta görülen duruşmada, toplu mezarda kızı bulunan davacı Melek Avcı ve avukatı Turan Ece katıldı.

Kars, Kağızman’da yaşayan Melek Avcı, ilk duruşmadaki ifadesinde de “Yaşım 75’ten fazla, ölmeden kızımın kemiklerini almak istiyorum” demişti.

Son duruşmada da şunları söyledi:

“Benim çocuğum kemikleri üç ayrı yerdedir. Toparlanmasını istiyoruz. Çocuğum kimyasal silahlarla öldürüldü. Yanında bulunanlarda kimyasal silahlarla öldürüldüler. Bu nedenle DNA testinde herhangi bir şey çıkmadı. Davamın kabulüne karar verilmesini istiyorum.”

Avukat Ece de “Yargıtay kararına uyulmasını talep ederiz” dedi.

Mahkemeye Gelmesi Beş Yıl Sürdü

Turan Ece sözlerine şöyle devam etti:

“Yargılaması yapılan somut dosyamız bir özel hukuk dosyası değildir. Türkiye Cumhuriyetinin var olduğundan beri yaşanan sorunların bir sonucudur.

“Davanın açılma gerekçesi Çatak Cumhuriyet Başsavcılığının müvekkillerimizin yakınlarına ait kemikleri istemelerine yönelik talebini olumsuz sonuçlanmasıdır. Bu dosya huzurunuza gelmeden önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) götürüldü, mahkemenizden önce Çatak Asliye Hukuk Mahkemesince bakıldı. Mahkemenizce de iki yıl yargılama yapıldıktan sonra görevsizlik kararı verildi, dosya Yargıtay’a gitti. Bu süre yaklaşık 5 yıl sürdü.”

Kemiklerin Bir Kısmı Adli Emanette

Avukat Ece, müvekkillerinin tek istediğinin yakınlarının kemiklerini defnetmek olduğunu belirtti:

“Yakınlarının Çatak’ta toplu olarak bir yerde yattıklarını öğrendikten sonra tek arzuları yakınlarına ait kemiklerin kendilerine teslimiydi. 5 yıllık yargılama sonucunda gelinen noktada müvekiller kemiklerine ulaşamadıkları gibi şu an kemiklerin 3 ayrı yerde olduklarını biliyor.

“Kemiklerin tamamına yakını Hakkari Şırnak Van üçgeninde bulunan Faraşin yaylasındaki toplu mezarda bulunuyor.

“Kemiklerin bir kısmı da adli emanette.”

8 Kafatası Faraşin Yaylasında

Avukat Turan Ece, dosyaya sundukları otopsi raporu, arama kararları, el koyma tutanakları, imha tutanakları, krokiler ile birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca ulaşıldığını ifade etti:

“Öldürülen resmi kaynaklara göre 22 kişiden 8 kişinin kafatasları Bahçesaray ilçesinde bulunuyor. Bu kemiklerin de araştırılıp bulunup ailelere verilmesini istiyoruz. Kemiklerin bütüne yakını Faraşin yaylasında. Adli emanette olan kemiklerin de ailelere tevdi edilmesini talep ediyoruz. Kemikler Faraşin yaylasına defnedilecek.”

Hakim Koordinatları İstedi

Hakim Ertuğrul Koçak da “Faraşin yaylasının koordinatlarını belirten krokinin dosyaya sunulmasına” karar verdi.

Bir sonraki duruşma 14 Haziran’da.

Ne Olmuştu?

12 Ekim 1998’de Van Çatak’a bağlı Kayaboğazı köyü Görentaş yaylasında TSK ile PKK arasında çıkan çatışmada resmi kaynaklara göre 22, PKK’ye göre 27 gerilla yaşamını yitirdi. Gerillaların cenazeleri ailelerine teslim edilmedi.

Temmuz 2011’de Çatak’ta toplu mezar bulunduğu haberini alan aileler, kendi çocuklarının da orada olabileceğini düşünerek İnsan Hakları Derneği Van Şubesi’ne başvurdu.

İHD’li avukatlar Çatak Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, “toplu mezarın açılması, DNA testinin yapılması ve kemiklerin yakınlarına teslim edilmesini” istedi.

Çatak Cumhuriyet Başsavcılığı 24 Ağustos 2011’de “kovuşturmaya yer olmadığına” ve “taleplerinin hukuk mahkemesi yetkisinde olduğuna” karar verdi. Erciş Ağır Ceza Mahkemesi de kararı onadı.

Olay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşındı. AİHM, 20 Mart 2013’teki yazısında, kapatılan dosyanın hukuk mahkemesine taşınıp taşınmadığını sordu.

AİHM’in bu yazısı üzerine Avukat Ece, Çatak Asliye Ceza Mahkemesine başvuru yaptı, mahkeme ise dosyaya Sulh Hukuk Mahkemesinin bakmasına karar verdi. Ece de Çatak Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 26 Nisan 2013’te başvuru yaptı, dava açıldı, ilk duruşma 14 Mayıs 2014’te görüldü.

21 Ağustos 2014’te bölgede keşif yapıldı, bazı kemiklere ulaşıldı. Elde edilen bulgular Adli Tıp Kurumu’na gönderildi, Adli Tıp kemiklerle ilgili kimliklendirme yapılamadığını belirterek kemikleri geri gönderdi.

Çatak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın 29 Eylül 2015’te görülen 10. duruşmasında, mahkeme “yetkisiz olduğuna” karar verdi. Dosya Çatak Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

13 Kasım 2015’te Çatak Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar suç duyurusu yapıldı. Suç duyurusuna, “zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle” kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

Takipsizlik kararına, 28 Aralık 2015’te Van Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nden itiraz edildi. Van 1.Sulh Ceza Hakimliği bu itirazı da reddetti. Bunun üzerine 22 Şubat 2016’da Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldı.

Yayınlanma tarihi

05/05/2016

Kategori Listesi

Etiket Listesi