Dargeçit Davası İzleme Raporu – 28 Haziran 2021

Enis Köstepen – 28 Haziran 2021

Mahkeme: Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No: 2017/447

Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 29 Ekim 1995 – 8 Mart 1996 tarihleri arasında, biri uzman çavuş üçü çocuk, sekiz kişinin zorla kaybedilmesiyle ilgili, aralarında dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren ve Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire’nin de bulunduğu ve 18 kişinin yargılandığı Dargeçit JİTEM Davası’nın 15. duruşması 28 Haziran 2021 tarihinde Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya maktullerin yakınları Mehmet Coşkun, Hazni Doğan, Ahmet Akyön, Abdülaziz Altınkaynak ve avukatları Erdal Kuzu geldi.  Duruşmayı izlemek için Mezopotamya Haber Ajansı’ndan Emrullah Acar yer aldı.

Duruşma Öncesi

Duruşmadan önce koridorda beklenirken mahkemede görevli çalışanlardan biri gelip tanık olarak Abdullah Çolak’ın dinleneceğini, kendisinin daha önce ifadesinin olup olmadığını Erdal Kuzu’ya sordu. Erdal Kuzu iddianamede olduğunu, orada görebileceklerini söyledi.

Mahkeme çalışanından gelen bu beklenmedik soru ardından Erdal Kuzu, daha önceki mahkeme heyetinden başkanının ve bir üyenin tayininin çıktığını, bu duruşma için de geçici heyet oluşturulduğunu, bir sonraki duruşmada yeni bir heyetin yer alacağını belirtti. Bu yüzden de önceki duruşmada savcı sanıkların beraatları yönünde mütalaada bulunmasına rağmen bu duruşmada karar verilmesini beklemediğini söyledi.

Duruşma salonu saat 10:47’de açıldı.

Ne sanıklar ne de sanık avukatları duruşmada hazır bulunuyordu. Sanık avukatları SEGBİS ile bağlanma taleplerinde bulunmuşlardı. Hurşit İmren’in avukatı Aytekin Erol’un bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi ile SEGBİS bağlantısı kurulamadı. Diğer sanık avukatları ile de mübaşir telefon ile konuşmuş ve avukatlar katılamayacaklarına dair mazeret bildirmişlerdi.

Duruşmaya Dair

Duruşma, tanık olarak Abdullah Çolak’ın dinlenmesiyle başladı.

Mahkeme başkanı, Abdullah Çolak’a Dargeçit davasıyla ilgili soru sormak yerine gözaltılara sebep olan bir müteahhittin ve iki öğretmenin kaçırılması ile ilgili olayları sordu.

Abdullah Çolak 1995’te Dargeçit’te Millî Eğitim Bakanlığı İlçe Şube Müdürü olduğunu ve 29 Ekim 1995’deki Cumhuriyet Bayramı töreninde 2 öğretmenin olmadığını fark ettiğini söyledi. Törenden sonra kaymakam, hâkim ve savcı ile birlikte lokalde otururken öğretmenlerin evde olmadığını duyduğunu söyledi. Evlerine gittiklerinde ışıkların açık ve halıda ayak izleri olduğunu ve böylece kaçırıldıklarını anladıklarını söyledi. İlçe Jandarma’ya gittiklerini ve orada telsizden kaçırıldıklarını öğrendiklerini, kaçırılan öğretmenlerin cesetlerini İlçe Jandarma’nın bulduğunu söyledi. Mahkeme başkanı başka herhangi bir soru sormadan Avukat Erdal Kuzu’ya sorusu olup olmadığını sordu.

Erdal Kuzu, öğretmenlerin kaçırılmasının ardından gözaltı olup olmadığını, kaç gözaltı olduğunu, gözaltına alınanlar ya da tutuklananlar arasında öğrencilerin olup olmadığını sordu. Çolak, olaylardan sonra geniş kapsamlı bir operasyon olduğunu ve gözaltılar olduğunu hissettiklerini ama kaç kişinin, kimlerin gözaltına alındığını, aralarında öğrencilerin olup olmadığını bilmediğini söyledi. Tutuklamalar olduğunu duydum ama kaybolan duymadım diye ekledi. Erdal Kuzu, ailelerden kendilerine başvuru olup olmadığını, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun isimlerini duyup duymadığını sordu. Çolak başvuru olmadığını, öğrenci kaybedildi diye bir bilgi gelmediğini ve bu isimleri duymadığını ama orada 4 yıl kaldığını isim hatırlamasa da ikisini de mutlaka tanıyor olması gerektiğini söyledi. Erdal Kuzu son olarak Abdullah Çolak’a dönemin İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire’yi tanıyıp tanımadığını sordu. Çolak, Mehmet Tire’yi tanıdığını, kendisinin okullara çok yardımcı olduğunu söyledi. Erdal Kuzu Mehmet Tire’nin gözaltılar olduğunda Dargeçit’te olup olmadığını sordu. Çolak, Tire’nin yaralandığını, bir ara Ankara’ya gittiğini ama 29 Ekim (1995) töreninde birlikte olduklarını söyledi. Erdal Kuzu Mehmet Tire sizin evinize gelip gidiyor muydu diye sordu. Çolak, öğretmenlerin kaldığı lojmanlara geldiği oluyordu diye cevapladı.

Daha sonra Mahkeme başkanı katılanlara söz verdi. Mehmet CoşkunDavacıyız” dedi. Hazni Doğan mahkemeye gelenlerin sadece kendileri olduğunu, cinayeti işleyenlerin gelmediğini, 5-6 seferdir heyetin değiştiğini, artık bir karar beklediklerini söyledi. Abdülaziz Altınkaynak maktullerden oğlu Davut Altınkaynak’ın fotoğrafını mahkeme heyetine ve savcıya göstererek, oğlunun kemiklerinin 120 metreden çıkardığını, davacı olduklarını, katillerin gezdiklerini, Hurşit İmren ve Mehmet Tire’nin sorumlu olduğunu söyledi. 20 senedir adalet beklediklerini, Adıyaman’a sürekli geldiklerini, yürekli bir mahkeme kararı istediğini söyledi. Ahmet Akyön de davacı olduklarını söyledi.

Katılanların ardından Av. Erdal Kuzu söz aldı. Kuzu, geçen duruşmada savcının mütalaasını verdiğini, ardından kendisinin bir sonraki duruşmanın erken bir tarihe verilmesini istediğini hatırlattı. Buna rağmen duruşma tarihinin 28 Haziran gibi geç bir tarihe verildiğini söyledi. Böylece tayini çıkan mahkeme başkanı dolayısıyla karşılarında karar vermeyecek olan geçici bir heyet olduğunu vurgulamış oldu. Kuzu, “Bu sayabildiğim 5. heyet değişikliği, şimdi nereden baksanız 2022’ye kadar bu dava uzadı” dedi. Yargılamanın kendisinin kötü muameleye dönüştüğünü ne iddia makamının ne de mahkemenin yargılamaya katkısı olmadığını, 7 yıldır gerçeklerin ortaya çıkması için kendilerinin çabaladığını belirtti.

Erdal Kuzu, 7 cenazenin 6’sının teker teker bulunduğunu, hem de boşaltılmış köylerde bulunduğunu söyledi. Aralarında 12-15 yaşında çocuklar olduğunu, eğer bu çocuklar Kürt olmasaydı sanıklara ceza verileceğini, Türkiye’de yargıda mağdurlar arasında da ayrımcılık gördüklerini söyledi. Bunun cezasızlık politikasının bir parçası olduğunu, amacın gerçeğin çıkmasını engellemek olduğunu söyledi. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini, kendilerinin artık şüphelenmeye başladığını söyleyerek, bu dava 2025’te 30 yılını dolduracağı için “Zamanaşımına mı bırakılmak isteniyor?” diye sordu ve ekledi: Heyet niye değişiyor? Sanıkları kim koruyor? Dışardan bir müdahale mi var?

Kuzu, mahkemenin ceza ya da beraat bir karar vermesini beklediklerini, fakat mahkemenin yargılama yapmak istemediğini, hüküm vermek istemediğini gözlemlediklerini söyledi. Mahkemenin güvenlik sebebiyle taşındığını ama sanıkların fiili olarak katılmadığını, SEGBIS’le katıldığını, 7 senedir sanık görmediklerini söyledi. Erdal Kuzu, kendilerinin gerçeği bulduğunu, artık mahkemenin de gerçeği bulması gerektiğini söyledi.

Erdal Kuzu konuştuğu süre boyunca ilgisizce dinleyen savcı bir noktada sandalyesiyle birlikte sırtını duruşma salonuna döndü.

Dönemin Dargeçit savcısı Adem Kul’un tanık olarak dinlenememesine istinaden Kuzu, Kul’a üç yıldır ulaşılamadığını, Türkiye’de mi değil mi bunun netleştirilmesi gerektiğini, istihbaratçılara dair taleplerinin yerine bir türlü getirilmediğini, yıllarca bekleyemeyeceklerini söyledi. Ayrıca Kuzu, Abdullah Çolak beyanının yeni delil olduğunu, gözaltılar olduğunda Mehmet Tire’nin orada olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu delil üzerine mütalaanın yenilenmesini talep etti.

Kuzu son olarak yeniden tutuklama talep ettiklerini ekledi. Yaşam hakkı ihlali davalarında delillerin karartılmaması, mahkemeye etki edilmemesi için tutuklama kararı elzemdir diye ekledi. 7 cinayetin gerçekleştiğini, 1 uzman çavuşun öldürüldüğünü, onun da maktullerin öldürüldüğü yeri söylediği için öldürüldüğünü, kendi görevlisini öldüren kişiler için hala bir tutuklamanın söz konusu olmadığını, bunun normal olmadığını söyledi. Kuzu ayrıca mahkemeye Yargıtay’ın Vartinis davası ile ilgili verdiği kararı sunduğunu söyledi.[1]

Erdal Kuzu’nun taleplerini dile getirmesinin ardından mahkemeye saat 11:20’de ara verildi. Salonun boşaltılmasının ardından mahkeme heyeti salona sadece Erdal Kuzu’yu davet etti ve ara kararları tebliğ etti.

Ara Kararlar

  • Sanık avukatlarının katılamama mazaretlerinin kabul edilmesine,
  • Maktul Mehmet Emin Aslan’ın nüfus kaydının düşürülmesi için Dargeçit İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne Adli Tıp Raporu ve otopsi raporu eklenerek yazı gönderilmesine,
  • Adem Kul’un yurtiçi ve yurtdışı adreslerinin belirlenmesi için kolluğa müzekkere yazılmasına,
  • Tutuklama taleplerinin reddine,
  • Abdullah Çolak’ın beyanı sonrası dosyanın mütalaaya tekrar gönderilmesine dönük talebin bir sonraki celsede değerlendirilmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 11 Ekim 2021’de saat 10:00’a bırakıldı.

 

 

[1] Muş’un Korkut İlçesi’ne bağlı Vartinis (Altınova) Beldesi’nde 3 Ekim 1993 tarihinde “yasadışı örgüte yardım ve yataklık ettikleri’’ iddiasıyla evlerinin ateşe verilmesi sonucu 9 kişi yakılarak yaşamını yitirmişti. Evden sağ kurtulan tek kişi olan Aysel Öğüt, olayın hemen ertesinde evin askerler tarafından yakıldığını belirterek suç duyurusunda bulunmuş; ancak Muş Cumhuriyet Başsavcılığı evin PKK tarafından yakıldığını ileri sürmüştü. Aysel Öğüt’ün 2003 yılında yaptığı yeni suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonucu, dönemin Jandarma Yüzbaşı Bülent Karaoğlu, Hasköy İlçe Jandarma Komando Bölük Komutanı Piyade Kıdemli Üstteğmen Hanefi Akyıldız, Muş Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Şerafettin Uz ve Jandarma Gökyazı Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Turhan Nurdoğan hakkında “kasten ev yakmak suretiyle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 2013 yılında dava açıldı. 2016’da tüm sanıkların beraatiyle sonuçlanan ve temyiz edilen davayı  26 Ocak 2021 tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesi, inceledi ve sanıklar Turhan Nurdoğan, Hanifi Akyıldız ile Şerafettin Uzhakkında verilen beraat hükümlerinin onanmasına karar verdi. Sanıklardan Bülent Karaoğlu hakkında verilen beraat kararı ise, tanık ve mağdur anlatımlarında olay günü Bülent Karaoğlu’nun “Bu gece gelip köyünüzü yakacağız” dediği, sanığın operasyonda en üst rütbeli olarak sorumlu olduğu gibi nedenlerle yangının sanık Bülent Karaoğlu’nun emir ve talimatları doğrultusunda meydana geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle bozuldu. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri gönderilen dava için mahkeme duruşmayı 21 Eylül 2021 tarihine bıraktı. Detaylı bilgi için bkz: https://www.failibelli.org/dava/altinova-mus-vartinis-davasi/

 

 

Yayınlanma tarihi

9 August 2021

Kategori Listesi

Etiket Listesi